Ana içeriğe atla

Almanya'nın Türkiye'ye kırmızı kart çıkaramamasının iki nedeni

Avrupa
Türkiye

Die Zeit'de bir yazı kaleme alan Can Dündar, Almanya'nın iki sebepten ötürü Türkiye'nin gerçekleştirdiği saldırılar konusunda sadece kınamakla yetindiğini, daha ağır yaptırımlarda bulunamadığını dile getirdi ve bu iki sebebi şöyle detaylandırdı:

Kuzey Ren Vestfalya’da yaşayan 62 yaşındaki bir Türkiyeli, geçen yıl Türkiye’ye gittiğinde tutuklandı. Kendisini, aynı apartmanda yaşayan bir başka Türk ihbar etmişti. Muhbir Türk, Türkiye Emniyeti’nin Almanya’da da kullanılan online ihbar hattına, komşusunun sosyal medyada terör propagandası yaptığını bildirmişti. Tutuklanan Türk, mahkemede 1,5 yıl hapse mahkûm oldu. Birkaç ay önce Almanya’ya geri döndü. Ve bu kez de o, kendisini ihbar eden komşusunu polise şikâyet etti. Tagesschau’nun haberine göre şikâyet dilekçesinde, "federal hükümeti, bir ‘casusluk sistemi’ olarak çalışan online ihbar hattını durdurmaya" çağırdı. 

Federal Hükümet’in şimdilik izlemekle yetindiği bu ihbar furyası, Erdoğan’ın, Türkiye'deki nefret kampanyasını Almanya’ya ihraç etmeyi başardığının kanıtı... Aynı kentte, mahallede, hatta apartmanda yaşayan Türkler birbirine düşman hale gelmiş durumda…

Geçen ay Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği için çalışan avukatın Türkiye’de casusluk iddiasıyla tutuklanmasından sonra durum daha da vahim hale geldi. Almanya’ya sığınma başvurusu yapan muhaliflerle ilgili tüm bilgiler, avukatın ofisinden Türk istihbaratına taşındı. Alman polisi, iltica arayışında iken hedef haline gelen sığınmacıları uyardı, ama artık çok geçti.

 Berlin’in sürekli savunmada oynayan bir takım görüntüsü vermesi, Ankara’yı cesaretlendiriyor. Her ağır "faul"de, "kınıyoruz" serzenişinin, daha ağır faulleri engellemeye yetmediği ortada… Bir türlü kırmızı kart çıkmamasının iki nedeni görünüyor:

Birisi Erdoğan’ın neredeyse haftada bir yinelediği "Kapıları açar, mültecileri gönderirim" tehdidi… Bu şantajın her yinelenişinde Batı hükümetlerinin ağzına yeni bir bant eklediğini gözlüyoruz.

İkinci neden, Sol Parti Grup Başkan vekili Sevim Dağdelen’in soru önergesine Ekonomi Bakanlığı’nın verdiği yanıttan çıktı: Buna göre 2019’un ilk 10 ayında Türkiye’ye yapılan silah ve teçhizat satışı, 7 milyar 860 milyon Euro ile 2015’in rekoruna ulaştı. Oysa Berlin, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ilan etmiş, Başbakan Merkel, "Mevcut koşullarda Federal hükümet Türkiye’ye silah teslim etmeyecek" açıklaması yapmıştı.

Mülteci tehdidi ve silah lobisi işledikçe Ankara, bu maçı Almanya’nın sahasında oynamaya devam edecek gibi görünüyor.

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz

 

Yeni yorum ekle