Ana içeriğe atla

Taştekin: Rojava'nın savaşı bitmedi

Batı Kürdistan

Gazeteci Fehim Taştekin, Suriye Demokratik Güçleri'nin (DSG) bir yandan bölgede yaşamı düzene koymaya çalışırken diğer yandan da silahlı güçlerinin eğitimine hızla devam ettiğini belirtiyor.

Ahval'de yayınlanan yazısında Taştekin'in Rojava'daki gözlemleri şu şekilde:

Yaklaşık bir haftadır Rojava topraklarındayız. Üç gün süren İŞİD toplantısının ardından Rojava’nın çeşitli yerleşim birimlerini geziyoruz. Kimi bölgeler çok rahat, kimileri ise hala sıkı güvenlik önlemleri altında.

Beni ve Kobane’ye daha önce gelmiş arkadaşlarımızı en çok şaşırtan savaşın ağır darbesini yiyen ve dünyada IŞİD’e karşı direnişin sembolü haline gelen Kobane’nin yaşadığı hızlı değişim oldu. Kobane baştan aşağı yenilenmiş. Modern bir kent. Geceleri sokaklar cıvıl cıvıl. Kentin merkezindeki parkın içindeki çocuk oyun alanından küçük çocukların kahkahaları ve neşe çığlıkları yükseliyor. Dükkanlar açık ve hemen her aradığınızı bulmak mümkün. 

Bir yandan savaş, bir yandan hayat devam ediyor. Fehim Taştekin bölgeye sayısız kere gelmiş, bölgeyi avucunun içi gibi tanıyan usta bir gazeteci… Bu kez birlikte geldik ve podcasti yan yana yaptık… Kimi teknik sorunlarımız olduysa da üstesinden gelmeyi başardık...

"Fırat'ın doğusunda IŞİD yenilgiye uğradı ama hummalı bir inşa çalışmasının devam ettiğini görüyoruz. Kobani'de gördüğümüz yeniden diriliş bir kenara bu süreç hem toplumsal örgütlenme, hem siyasal kurumsallaşma hem de savunma kapasitesini güzlendirmeye yönelik çabalar olarak karşımıza çıkıyor. Burada ciddi bir dinamizm var. Kürt ve Kürt yoğunluklu bölgelerde kanton sistemiyle başlayan örgütlenme modeli de Arap bölgelerinin dahliyle sürekli boyut değiştiriyor.

"Demokratik özerkliğin önünde ciddi zorluklar var"

Kürt bölgelerinde benimsenen model muhafazakar kültürün baskın olduğu ve geleneksel aşiret yapılarının ağırlık kazandığı Rakka ve Deyr el Zor gibi Arap bölgelerinde zorluklarla karşılaşıyor. Bu aşiretler üzerinde çalışan farklı güç merkezleri de işi karmaşıklaştırıyor. Kürtlerin diğer halklarla ortaklığında itici ya da kolaylaştırıcı faktör savunma gücü olarak gördüğü işlevdi. Güç dengelerine göre aşiretlerin tercihleri de değişebilir. Tabi bunun yanı sıra ortaya konulan mücadele ve yerelde sivil meclis çalışmaları da toplumu etkiliyor. Kürtlerin bu çerçevede aldığı yol az değil.

"Güç dengeleri ve pazarlıklar tayin edici olabilir"

Fırat hattının kaderi önemli ölçüde ABD-Rusya-Türkiye arasındaki güç dengesi ve olası pazarlıklara bağlı. Ya siyasi çözümün önü açılacak ve buradaki yapıyı anayasal statüye taşıyacak bir yol bulunacak ya da parçalanmaya giden çatışma seçeneği öne çıkacak. Taraflar oluşan zorlu bir denge yüzünden Fırat'ın doğusunu en sona bırakmayı tercih ediyor. İdlib halledilmeden kimse ciddi şekilde elini taşın altına sokmak istemiyor."

Yeni yorum ekle