Ana içeriğe atla

Qazi Muhammed’in kızı: Tarih boyunca Kürtlerin kendilerine zarar verdiğini belirtti

Doğu Kürdistan

Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin Kurucusu Qazi Muhammed'in en büyük kızı Munire Qazi

Rûdaw'a konuşan Munire Qazi, tarih boyunca Kürtlerin kendilerine zarar verdiğini ve bu durumun şimdi de devam ettiğini belirtti.

Munire Qazi, babasının cezaevinde olduğu dönemde yaşanan bir hadiseyi de anlattı:

“Babam cezaevindeyken, Doğu Kürdistanlı bazı insanlar Tahran'ı ziyaret ederek, 'Qazi Muhammed'in öldürülmesini istemediklerini ancak mal varlığının tamamının Kürdistan halkına verilmesini arzu ettiklerini' bildirmişti.”

Qazi ailesinin 800 yılı aşkın süredir Mahabad kentinde yaşadığını dile getiren Munire Qazi, eskiden beri tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını ifade ederek, Barzaniler ve Ezidilerin kente gitmesiyle ilgili şunları söyledi:

“Barzaniler Goktepe köyüne geldiğinde kardeşim Ali, onlara bal ve meyve götürmüştü. Barzanilerin içinde bulunduğu durumdan dolayı çok üzüldük. Özellikle soğuktan 3 çocuğun hayatını kaybetmesi bizi çok etkiledi. Babam askeri karargahları ziyaret ederek, asker üniformaları yıkamış ve onlara ilaç götürmüştü”

Misafirlerin ağırlandığı misafirhanede, Qazi Muhammed ve ailesine ait fotoğraflar dikkat çekiyor.

 Doğu Kürdistan'ın durumuyla ilgili olarak, Munire Qazi şunları söyledi:

“İran devleti, Kürtlere karşı çok sert bir tutum içinde. Örneğin, Güney Kürdistan'a yapılan referandum döneminde, Doğu Kürdistan halkı destek gösterileri düzenledi. Ama İran yetkilileri şiddetli bir şekilde onlara karşılık verdi. Mahabad'da 300 dolayında kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan bir kadına çok işkence yapılmıştı.”

Güney Kürdistan'da 25 Eylül'de gerçekleştirilen referanduma destek amaçlı Doğu Kürdistan'da düzenlenen gösterilere ilişkin olarak Qazi, “Halkın duygularıyla oynamamak için, Qazi ailesi olarak gösterilere katılmadık. Bu yüzden gösterileri uzaktan seyrettik” ifadelerini kullandı.

1947'de Mahabad'da Kürdistan Cumhuriyeti ilan ettiği için babası gözaltına alındığında Munire 10 yaşdaydı.

O günleri çok iyi hatırladığını söyleyen Munire Qazi, şunları anlattı:

“Babam gözaltındayken kız kardeşim Fevziye ile birlikte hergün onu ziyaret ederek yemek götürüyorduk. İçeriye yemekleri götüren adamlarla birlikte ben de koğuşlara giriyordum. Cezaevinin demir parmaklıkları arkasında ilk defa babamı görmüştüm. Babam o karanlık odada yatıyordu çünkü mide ağrıları vardı. Babamla uzun uzun birbirimize baktık. Bizi o halde gören cezaevi görevlisi halimize acıyarak içeriye girmeme izin verdi.”

Qazi Muhammed ve arkadaşlarına hergün iki öğün yemek götürüldüğünü ve kendisinin yemekleri götürenlere eşlik ettiğini dile getiren Munire Qazi, “Gittiğimizde babamı görebilmemiz için cezaevi görevlisine bir saat hediye etmiştik. İdamdan bir gün öncesine kadar cezaevini ziyaret etmemize izin verdiler” dedi.

Munire Qazi, babasının idam edilmeden bir gün önce ikiz kardeşleri Suheyl ve Perwin’le cezaevine doğru yola koyulduklarını ifade ederek şöyle devam etti:

“Cezaevine yaklaştığımızda görevliler bizi sopalarla döverek kovdu. Görüşe izin vermediler. Aşiretimizden biri olan Ahmed, o gün uzaktan babamı görmüştü. Babam da, ‘İdam edileceğiz. Siyah oğlanı (oğlu Ali'yi) gönderin’ diye talepte bulunmuştu. Ama o görüşme de olmadı. Gerçi Ahmed, Qazi'nin öldürüleceği haberini aileye vermişti.”

Munire Qazi, babasının çok merhametli olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi:

 “Özellikle de kızlarına karşı çok merhametliydi. Biz 7 kız ve 1 erkek kardeştik. Bir gün kardeşim Ali, Fevziye'ye bir tokat attı. Babam da ona kızarak, 'Sakın, ben evin tek erkek evladıyım diye düşünme. Seni o kızlara kurban ederim' diye uyarmıştı. Annem saçlarımı tararken, acıdığında bağırıyordum. Babam  gelip kendisi saçlarımı tarıyordu. Babam çok merhametliydi.

Yeni yorum ekle