Ana içeriğe atla

KCK'den Kürdistan Bölgesi'ne tehdit: 'Savaş anlamına geliyor!'

Kürdistan Bölgesi
Kuzey Kürdistan

Yanlış politikalarla etkili olduğu her bölgede güç kaybını engelleyemeyen, Türkiye'nin teknolojik imkanlarla yükselttiği savaşına karşı zayıf kalan KCK, sıkıştığı her zaman yaptığı gibi Kürdistan Bölgesi ve KDP'yi hedef alan, Kürt halkını geren ve kutuplaştıran açıklamalara sarıldı.

Kuzey Kürdistan'da askeri ve siyasi gücünü büyük oranda kaybeden KCK, HDP'nin kitleler nezdinde kabul gören demokratik ve barışçıl siyasal mücadelesini de PKK'nin şiddetine ve Türk solunun hizmetine teslim ederek yitirme yolunu tercih etti. Kuzey'de eylemsellik gücünü yitiren, halktan aradığı desteği bulamayan KCK son çare olarak Öcalan kozunu kullanarak geniş kapsamlı açlık grevleri ile Türk devletini zorlama yoluna gitti.

Rojava'da YPG'nin tüm dünyada hayranlık kazandıran askeri mücadelesi ve PYD'nin saygınlık uyandıran siyasal ve diplomatik girişimlerini her defasında  kesintiye uğratan, başarılı adımlar atan Rojavalı askeri ve siyasi figürleri görevlerinden alarak KCK'ye bağlılığın süreklileşmesini amaçlayan KCK yönetimi, Afrin'in Türk kontrolüne geçmesinin müsebbibi oldu.

Tüm kontrol bende olsun, benden başka bir oluşum güçlenmesin tutumu nedeniyle etkili oldukları bölgelerde Kürt halkının faydasına gelişmelerin önüne set oldular. Güç kaybının sebebini kendilerinde arama, özeleştirisel yaklaşma yerine hep sorumluluğu kendileri dışında aradılar, bulamadıklarında hayali suçlular yarattılar. Her sıkıştıkları dönemde kitlelere başarısızlığın sebeplerini anlatmak yerine, bahane olarak öfke ve kinlerin yönlendirilebileceği hedefleri sundular.

TSK'nın hava saldırılarını etkin bir şekilde kullanarak özellikle Kürdistan Bölgesi'ndeki karargahlarını hedeflemesi üzerine, her zaman yaptıkları gibi asılsız suçlamalarla Kürdistan Bölgesi'ni hedef göstermeyi tercih ettiler.

Karasu: Güney Kürdistan yönetimi Türk devletine istihbarat sağlıyor

Medya Haber Televizyonuna konuşan Mustafa Karasu, Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na, gerillaya dönük saldırısına Güney Kürdistan yönetimi zaten onay verdiğini, bu durumun şimdi daha üst seviyeye çıkartıldığını ileri sürdü. Hiç bir somut bilgi ve belgeye dayanmadan Kürdistan Bölgesi yönetimini suçlayan Karasu, saldırgan yaklaşımında daha da ileri giderek, Güney yönetimini uyardı ve savaş tehdidinde bulundu.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Güney Kürdistan yönetiminin Türk devletine Behdinan’daki hava saldırıları için istihbarat desteği verdiğini iddia etti. Karasu, “Keşif uçaklarının hedeflerini tespit etmesi için istihbarat verildiğini duyuyoruz. Bu konuda elimizde bilgiler de var. Bu gerçekten çok ağır bir durumdur. Belki doğrudan savaşın içinde değil ama verilen istihbaratla onlarca hatta yüzlerce diyebileceğimiz arkadaş şehit düşmüştür. ” dedi.

Arkadaşlarımız şehit düştü

Karasu şöyle konuştu: ‘’Geçmişte ortak operasyonları oldu, birlikte Özgürlük Hareketi’ne karşı savaştılar. Fakat geçen yıllarda Mesud Barzani bir daha kardeş kavgası olmayacak demişti. Öte yandan 4-5 yıl önce ulusal birlik toplantıları oldu. Bu konuda belirli ilkeler kabul edildi. Belki kongre gerçekleşmedi ama hazırlık aşamasında ilkeler kabul edildi. Bu ilkelerin biri de Kürtlerin birbirlerine karşı düşmanlık yapmamaları. Ya da Kürtlere düşman konumda olan güçlerle ilişki içinde olmamaları, başkalarıyla ilişkilenerek başka Kürt hareketlerine, partilerine, parçalarına düşmanlık yapılmamalı. Bunlarla ortaklık ve işbirliği yapılmamalı gibi. Bu tür şeyler kongre hazırlık sürecinde tartışıldı.  Özellikle Behdinan alanında Türk devletinin hava saldırılarına istihbarat verildiğini görüyoruz. Keşif uçaklarının hedeflerini tespit etmesi için istihbarat verildiğini duyuyoruz. Bu konuda elimizde bilgiler de var. Bu gerçekten çok ağır bir durumdur. Belki doğrudan savaşın içinde değil ama verilen istihbaratla onlarca hatta yüzlerce diyebileceğimiz arkadaş şehit düşmüştür. Türk MİT’ine bilgi verilmektedir.’’

Güney yönetimini uyarıyoruz: Bu bir savaş anlamına geliyor

Behdinan bölgesinde Türk devletine sağlanan istihbarat desteğinin YNK alanına da kaydırılmak istendiğine dikkat çeken Karasu şu bilgileri verdi: ‘’Şimdi bu yönlü çabalar YNK alanına da kaydırılmak isteniyor. Zaten bu alanlara da bu yönlü saldırılar olmaktadır. Güney Kürdistan yönetiminin, Türk devletinin bu saldırılarına istihbarat vermemesi gerekiyor. İşbirliği yapmaması gerekiyor. Türk devleti uçaklarını kaldırdı saldırıyor, keşif uçaklarını gönderiyor, buna da karşıyız buna da izin verilmemesi gerekir. Ama bunlardan öte istihbarat vermeleri işbirliği yapmaları kabul edilemez. Bu bir savaş anlamına geliyor.

 

Kaynak
Yeni Özgür Politika
4 Yorum

Yorumlar

Sed hezar sal dê hare Berzan nabe dewlet jixwe ew naxwaÊ hertimt dixwaze bibe kuçikên devleta ber ku pere xwe u ê malbata xwe hunda nekê. Çapameniya wî jî weke wî  yanî çawa dewleta tirk li başur derketina derve qedexe bike li gundîya. Dema referandûmê erdoxan got ku wê êdî nikarî bin xwarinê bibînin u hêjî Xizmeta wa dike...

TOPUNUZUN TA GELMİŞİNİ GEÇMİŞİNİ.KOLAYMI LAN TÜRKİYE İLE BAŞA ÇIKMAK ADİ ŞEREFSİZLER.Bİ DE LESLERİNE ŞEHİT DİYOLAR.

Yeni yorum ekle